Yazı Detayı
13 Eylül 2020 - Pazar 10:25 Bu yazı 443 kez okundu
 
İLK TÜRKLER’İN MEZOPOTAMYA’YA GELİŞİ...
Volkan Yaşar Berber
berbervolkanx@gmail.com
 
 

 

              Türk ve İslam Tarihi hakkında birçok geçmişte ve günümüzde kaynaklardan istifade edilmiş lakin birçoğu üzerinde derin araştırmalar yapılmadığı kanaatindeyim. Arap ve Roma tarih kaynakları ve Tarihçi Reşidüddince aslen Türkler,  Irak, Filistin, Suriye, Ürdün ve Güney Doğu Anadolu coğrafyasına gelişi ilk İ.Ö 680 yılına dayanır. Yakın bir zamanda hatırlayalım ki Avusturyalı Araştırmacı Yazar Erich Feigl der ki ‘’Bu topraklar size ait. Sizler Anadolu ya Malazgirt zaferiyle yerleşmediniz. Çatalhöyük’teki arkeolojik bulgular, sizlerin 10.000 yıldan uzun süredir burada bulunduğunuzu kanıtlamaktadır.’’ Dayandığı ise Göbeklitepe’de Türkler’in Kün-Ay ve Eb tamgaları var. T şeklindeki dikilitaşların üstünde Türkler’in 12 hayvanlı takviminden 8 tanesi vardır. Hakasya Türkleri, İskit Hunları ve Türkmenler başta olmak üzere sayısız Türk izi olduğudur.

      Mezopotamya topraklarına 5 ayrı zamanda akımlarla yöneldikleri bilinmektedir. İlki zamane Sakaların, Oğuzların atası, Atababası Fars’ların söyleyişiyle Afrasiyap, Türklerin söyleyişiyle Oğuz Kağan Filistin’de 10 yıl kalarak Antakya’yı da işgal etmiştir.  İkincisi akım Milattan sonra İ.S 1.000 yıl sonra Hazarlar geldiler ki, Elazığ ile Musul arasına yerleşerek, büyük bir kısmı ekseriyet Musevi, tek kitaplı, tek dinli, Yahudi olmayan bir Türk topluluğu idiler. Mamafih 700 yılında İslam ordularınca karşılaşarak bir kısmı Müslümanlığı tercih ettiler. Sonrasında yukarı Kafkasya ya çekilerek oradan Polonya’ya göç ederek bugünümüzde 4.000’i aşan nüfuslarıyla halen yaşamlarını idame etmektedirler.

       Üçüncü akım ise, İ.S 1.020 yılında Abbasoğulları’nın yani Hz. Abbas’ın soyundan gelenlerin Bağdat ve çevresinde kurdukları Devlet’in Sultanlarından bazılarının anaları Türk asıllı idi. Saray ve çevresinde Türkçe konuşulmakta idi. Türklerden oluşan özel muhafız birlikleri olup askerliğe önem vermişlerdir. Uzluk Bey Kazakistan’ın Otrar (Otrar şehrine Araplar Farab bilirler.) şehrin’den  Bağdat’a gelerek yerleşir ki oğlu Farablı Muhammed yani Otrar’lı Tarkan oğlu Uzluk oğlu Ebu Nasr Muhammed El Farabi idi. Farabi, Sufi, din adamı, filozof, musiki bilgini, siyaset bilimci, bestekar, felsefeci, sosyolog olup Medinet-ül Fazıla eseri yanında dokuz bilinmeyenli denklemi gün yüzüne çıkartan ilim adamı idi.

       Dördüncü akım ise, 1.071’e 15-20 sene kala, İ.S 1.050 yıllarında Doğu Türkistan Kaşgar şehrinden gelen Kaşgarlı Mahmud olup, 20 sene emek verdiği Türkçe sözlüğünü öne sürerek Anaları Türk olan Bağdat Sultanları ve eşrafına Türk kültürünün derinliğini öğretmek için çaba sarf ederek Musul, Kerkük, Halep ve çevresi Türkleşmiştir.

     Beşinci akım ise, Kilis üzerinden Suriye’ye oradan da Mısır’a geçecek olan Yavuz Sultan Selim sefer esnasında Osmanlığa düşman olanların Müslümanlara, Hristiyanlar, Yahudilere mezalimlikler yapanlara karşı, sevk ve iskan hareketiyle Ankara, Kırşehir, Konya ve Trabzon’dan buralara Müslüman ahalilerini yerleştirerek Osmanlı tebaasını yaygınlaştırmaya çalışılmıştır. Türkler her zaman gittiklere yerlere İlim, adalet ve ahlak getirmişlerdir. Haksızlığa tahammül edememişlerdir. Lakin bugün bir çok devşirme bilgilerle ortaya çıkanlar medyatik algı sayesinde insanların aklını karıştırmaktalar.

   Özellikle Batı Devletleri tarafından tahrif edilen Türk tarihimize sahip çıkmak elzemdir. Halen Çin ve Rusya rejim ve ideolojik olarak Türklüğü, Türk soyluluğu, Türkçeyi inkar etmeye devam etmektedirler. Uzmanlarımızın bu bilgi tahrifine ve menkul, gayri menkul tarihi miras tahribine karşı çıkarak yeni ve doğru bilgiler içeren eserlere ağırlık vermelerinin zamanıdır.

Araştırmacı Yazar-Tarihçi

Volkan Yaşar Berber

 
Etiketler: İLK, TÜRKLER’İN, MEZOPOTAMYA’YA, GELİŞİ...,
Yorumlar
Haber Yazılımı