Yazı Detayı
12 Kasım 2020 - Perşembe 15:56 Bu yazı 558 kez okundu
 
ANADOLU ERMENİLERİ
Volkan Yaşar Berber
berbervolkanx@gmail.com
 
 

                                                     

            Tarih yalan söylemez lakin sen ona müdahale etmezsen… Geçmişte olduğu gibi daim Anadolu içinde yaşananların ne kadarının gerçeği yansıttığı bilinmez. Anadolu’daki Ermeniler hakkında sonu gelmeyen çok yazılar ve sözler neşredildi. Osmanlının çöküşü itibariyle Birinci Dünya Savaşının başlaması Anadolu da bağımsızlık peşine düşenlerin başında Ermenilerin geldiği sahih ve sabit kaynaklarca tespit edilse de onlara bu cesareti verenleri gün yüzüne çıkarmak elzemdir. Tarihi geçmişiyle daim Ermeniler her zaman destekli fırsatçılıklarıyla ün salmışlardır. Tüm yabancı kaynakları irdeleyecek olsanız mutlak buna şahit olursunuz.

         Yabancı uyruklu tüm Osmanlı vatandaşları askerlik görevinden muaf olunduğundan zamane Osmanlı Devleti’nin ekonomisinin yüzde yirmisini dahi ellerinde tuttuğu gibi 2 milyonu aşan nüfusa sahip olup kaymakamlık gibi idari yöneticiliklerde uzun yıllar görev almışlardır. Osmanlı Devletin de çok rahat ve mesuliyetsiz azınlık olarak ün yapan Ermeniler, İkinci Meşrutiyet 1876 Anayasasının 8. Maddesi ‘’Devlet-i Osmaniye tabiiyetinde bulunan efradın cümlesine herhangi din ve mezhepten olur ise oldun bila istisna Osmanlı tabir olunur.’’ Mamafih 17.maddesinde ise ‘’Osmanlıların tümü huzur-u kanunda memleketin hukuk ve görevlerinde eşittir.’’ Hükmüyle daim canı, malı, mülkü güvence altına alınmıştı. Sonrasında 1878 Berlin Antlaşması 61. Maddesi gereğince ‘’Babıali, Ermenilerin, Kürtler ve Çerkeşlere karşı emniyet ve huzurlarını korumayı taahhüt eder..’’ neşri alenen Dünyaya güven vermiştir.

            Kazım Karabekir Paşa 1920 senesinde Ermenilerin Erivan da kurulan Ermeni Cumhuriyet kuvvetlerini geri püskürtme emri almasıyla ve Dünya kamuoyu 20’li yıllarda Talat Paşa zamanı Ermenilerin Anadolu dan Suriye ye gönderilmesini haksız yaygara yaparken bilgi eksikliklerini de kabullenmemektedirler. Oysa Kurtuluş savaşı sırasında özünü unutup arkadan vuranlar Taşnak ve Hınçak komiteleri oluşturup 1869’da Osmanlı Bankasını dahi basıp Anadolu da masum birçok kendinden olmayanları çoğu işkenceyle katletmişlerdir. Mezalimleriyle ün salan Ermeniler, Güney beldelerine sürülürlerken dahi Osmanlının bilgisi dışında Türk köylerini yıkarak yakarak ilerlediklerinden Kürtlerin ve Çerkezleri de kendilerine düşman etmişlerdir.

1945 senesinde L. Genet adlı yazarın Çağdaş Tarih sayfa 517. yayınlanan Abdülhamit hakkında kısımda ‘’Gladstone İngilteresi Ermenileri korumak istermiş gibi davranınca, sultan reformları ilan eder. Gerçekte o, katliamları hazırlamaktadır. 1894’ten 1896’ya kadar, arka arkaya üç katliam gerçekleştirilir. Bu bunalım 250.000 kişinin canını almıştır.’’ Fransız kamuoyu bu şekilde yanlış ve geri dönüşü olmayan kinle doldurulmuştur. Elbet tekerrür bu yalanlar siyasete ve politikaya alet olduğu gibi menfi birçok masumu kara toprağa götürdü. 

           Zamane yaşayanlar olsa da dile gelse idi. 1916 senesinde B. Britanya İngiltere’de Uluslararası gözlemci tarafından şöyle yorumlanmakta idi. ‘’Türk hiçbir zaman kendi durumunu açıklamaya tenezzül etmez. Oysa, sonraki Ermeniler daima ölenlerin sayısını sürekli olarak yineleyip abartmak suretiyle, kamuoyunu korkutmak ve ‘’bir yalana 24 saatlik avans verin, onu ortadan kaldırmak için, 100 yıl gerekecektir.’’ Her ne kadar acı ve hüzünle geçmişse de o yıllar Anadolu da kardeşlik ve dostlukların daim olması temennisiyle…

 

Araştırmacı Yazar-Tarihçi

Volkan Yaşar Berber

 
Etiketler: ANADOLU, ERMENİLERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı