a

LANET OLSUN YİNE Mİ TTK ? 

Öncelikle karım kusura bakmasın: “her kızdığında lanet okuma” diye beni hep uyarır ama bazen insanın sigortası atıyor.  

Öncelikle karım kusura bakmasın: “her kızdığında lanet okuma” diye beni hep uyarır ama bazen insanın sigortası atıyor.

TTK nu ben yazmaktan bıkmayacağım, istedikleri kadar beni yok saysınlar, istedikleri kadar kurum hakkında kulaktan dolma bilgi sahibi olanlar TV lere çıkıp ahkam kessinler, istedikleri kadar ölümü bekleyen leş kargaları gibi tepemizde dönsünler bu kurum Türkiye’nin lokomotifiydi ve yine aynı misyon için modası geçmiş değil, yeter ki bilgili, donanımlı, sağduyu sahibi ve daha bir çok güzel vasıflara sahip siyasetçilerimiz işin içine girsinler, hamaset yapmadan gerçekten hem bu kurumu, hem bu kenti ve hem de Türkiye sevdalısı olsunlar.  Gördüğüm kadarıyla bu vasıflara sahip siyasetçi konusunda biraz ileri gittim, zaten bu vasıfların bir kaçını bulunduran siyasetçimiz olsaydı bu durumlarda olmazdık. Bu arada sendikanın bu gün ve geçmişteki yöneticileri de bu kapsamdadır, bu kentin bazı soyguncu esnafı da bu kapsamdadır, makam kapmak için el-etek öpen ve iş başına geçince öpmeye devam eden bürokratlar da bu kapsamdadır.

Ben bazen yazıya başladığımda kendimi kaptırıyorum, bizde insanız ve bu toplumun bir parçasıyız, yazılarıma efendice başlıyorum ve öyle bir konuma geliyorum ki hani derler ya “zıvanadan çıkmak! “ Hah işte öyle oluyorum, bırakın lanet okumayı başka şeyler de okuyorum, hatta bazen öyle bir okuyorum ki özür bile ayıbımı kapatmaya yetmeyebiliyor. Neyse bu gün terbiyemi bozmadan diyorum ki: Allah’ını seven ve elinde bir imkanı, yetkisi olanlar sağduyulu davransınlar ve halen kurtulma imkanı varken ve halen ülkemizin bu kuruma ihtiyacı varken ve hala bu lanet pandemide üretime ihtiyacımız varken gelin hep birlikte elimizi taşın altına koyalım, vazgeçelim basit hamasetlerden ve gerçeği söyleyelim, diyelim ki:” Kuruma bu haliyle işçi alınırsa çözüm olmaz, zarar katlanır, özellikle iktidar Milletvekillerimiz bu yörenin çocuklarıdırlar ve her şeyleriyle bu kentlidirler, günah keçisi olma pahasına lütfen gelin bu hantal yapıyı değiştirelim, sistemi tepeden tırnağa çağın gereklerine göre düzenleyelim ve üretime hız verelim, tekrar ediyorum yapılan gerçekçi hesaplar bu kurumun henüz kurtuluşunun olduğunu gösteriyor, bu haliyle birkaç oy uğruna bu sistemle kuruma alacağınız her işçi hazineye zarar demektir, sistem değişikliğiyle alınacak her işçi artı bir katma değer yaratan enstrümana dönüşecektir, bütün bunları söylemek için bu konuda ulema olmaya gerek yok, dünyadaki uygulamalara bakın ve oturun basit bir çoban hesabı yapın, hepsi bu.

Kendi milletvekillerimizin Zonguldak ve TTK ndan daha önemli işleri var sanırım, onlara kızmıyorum, sadece beni Kruger-Duning sendromuna yakalanmış biri gibi görmelerine güceniyorum, bunu da buradan belirtmek isterim. Kendi milletvekillerimiz değilde parti içinde etkili ve yetkili şahsiyetlere sunmuş olduğum “Kaçak Ocaklar Dosyası” gibi akıbeti bir türlü çözülemeyen çözüm arayışlarım yüzünden siyasetten de soğudum doğrusu. Siyasetten soğudum ama bu kentten asla soğumadım birilerine duyurana kadar haykıracağım: “Kurum hasta ama ölümcül değil, henüz tedaviye cevap veriyor, vicdana azabı çekmek istemiyorsak lütfen ?”

reklam
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

ADALET Mİ DEDİNİZ BUYRUN BAKALIM…

reklam
reklam

HIZLI YORUM YAP

reklam
reklam
r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.