Haber Detayı
23 Ocak 2020 - Perşembe 22:59 Bu haber 10738 kez okundu
 
Rusya, İran ve Suriye'ye bir haftada nasıl diz çöktürdük dersiniz?
- Haberi
Rusya, İran ve Suriye'ye bir haftada nasıl diz çöktürdük dersiniz?

5 Mart'ta ilan edilen ATEŞKESE kolay gelmedik,
2002 yılından sonraki RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN liderliğinin ülkemizin bölgesinde oyun kuran ve oyun bozan (ekonomide gelinen seviyenin,ezilmiş halkların temsilciliğinin,savunma sanayide ülkemizin geldiği yerin)gücünün sayesinde olduğu açıkça görülüyor.
 
İnşallah patatesti,soğandı,her şey güzel olacak yalan dolanlarıyla da böyle aldatmaya yönelik algılarla bu değerlerimizi ve geldiğimiz seviyeyi kolayca kaybetmeyiz.
 
Ülkemizi kontrol altında tutmak isteyenler,uzun yıllar kominizm geliyor diye bizi korkuttular ve bizi istedikleri gibi dönüştürmek ve yönetmek için dizayn ettiler.
 
Dönüşümde sıkıntı çekmemek içinde bir müddet Ermeni terörünüde musallat ettiler.
 
90'lı yıllara girerken Kominizm yalanının bitmek üzere olduğunu gören üst akıl ipimizi elinden bırakmamak için 1984 yılından itibaren Marksist-Leninist görünümlü ama ipi üst akılda olan PKK terör örgütünü sahneye sürdüler.
 
Çok kanlı eylemlerle,bölge insanında korku,panik ve güvensizliği tavan yaptırarak,
diğer tarafdan devlet adına yapılan faaliyetlerde de FETÖ katkısıyla halkda bıkkınlığı artırarak, zulüm çarkını işleterek ülkemiz ve bölgemiz üzerindeki oyunlarını uygulamaya başladılar.
 
Diğer taraftan ise karar verici siyasilere,ülke bütünlüğünü sağlamakla yükümlü olan askerimize ve polisimizede silah donanımını sağlatmadılar.
 
Bölge insanımızın, polisimizin, askerimizin kanı oluk oluk akarken  katillerin talimatı ile siyaset rolüne soyunanlarda yeni hamlelerini arttırdılar.
 
Devletimiz, 
RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN "Taşın altına elimizi değil başımızı koyduk." iradesi ile  kardeşliği ve barışı güçlendirmek ve ülkemizin huzurunu sağlamak için çözüm sürecini denedi.
 
Ancak niyetleri barış ve kardeşlik olmayan kullanışlı terör örgütü ve emrindeki siyasi kişiler,bu sürecin bitmesi için sürekli sabote ettiler.
 
Artık açıkdan açığa özerklik ve bağımsızlık şarkıları çalmaya başladılar.
 
İşte tamda bu anlarda 15 Temmuz'u yaşadık ve satılmışların devletin içinden,(Adliyeden,Askeriyeden, Polisten ve diğer kurumlardan)temizlenmesi ve halkımızın seçilmiş kadrolara sahip çıkması ile devletimiz adeta küllerinden yeniden doğdu.Bütün heybeti ile dostlara güven,düşmana ise hayal kırıklığı oldu.
 
BÖLGEDE BÖL,PARÇALA VE YOK ET HIZ KAZANDI
 
ABD, İRAN ile düşmanmış gibi birbirleri aleyhine söylemediklerini bırakmadı.Ancak bölgedeki bütün gelişmelerde önü açılan İRAN ve İSRAİL idi.
İslam ülkelerinin içini karıştıran mikserin adı hep İRAN oldu.
(Şianın ortaya çıkışı zaten Yahudi fitnesi,Arabistan'daki vehhabilik İngiliz fitnesi değilmiydi.)
 
ŞİA ve VEHHABİ anlayışındaki DEAŞ İle,IRAK emperyalistlerin oyuncağı oldu.Irkçılıktı,mezhepcilikdi ülke kan gölüne döndürüldü ve en az 3 parçaya  bölünmesine zemin hazırlandı.
 
SURİYE aynı oyunun içine atıldı ve en az 3 parçaya bölünmesine hazır hale getirildi.
 
TÜRKİYE üzerindeki oyunlarda tıkır tıkır işliyordu.
15 Temmuzdaki başarısız darbe teşebbüsüde, bu planın başarıya ulaşması için biraz öne çekilen tarihde yapılması zarureti ile ortaya çıktı.
 
Bu başarısız darbe teşebbüsü ile ülkemiz kendini kemiren kan alıcı kenelerden kurtulunca gerçek gücüde ortaya çıktı.
 
IRAK ve SURİYE' DEKİ gelişmelerden ümitlenen PKK ve ipini tutan güçler ülkemizde de harekete geçmişlerdi.
 
PKK'nın dümenindeki kullanışlı  siyasetçiler evvela ÖZERK yönetim,YERİNDEN yönetim söylemlerine başladılar.
 
Ülkemizin Güney Doğu ve Doğu Anadolu'daki şehir ve ilçelerinde çukurlar, tüneller ve hendekler kazıp, dağdaki silahlarını buralara yığdılar.
Polisimizin ve askerimizin içindeki FETÖ mensupları vasıtası ile silahların şehirdeki çukurlara kolayca dolmasınıda sağlamışlardı.
 
Siyasi konjonktürde çok uygundu,bir çok karalama ve ittifaklarla AK PARTİ tek başına iktidar olamamıştı.
 
Bunu fırsat bilerek,bölgedeki şehirlerimizi, camilerimizi ve evliya kabirlerinide yakıp yıkdılar.
 
Sayın CUMHURBAŞKANI'mızın kararlı ve israrlı tutumu ile,
Bölgedeki Hendek ve çukurlara müdahale edildi.
 
CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'da hendekcilere bizim genç arkadaşlar demekle meşgul idi.
 
Yıldırma politikası uygulayan terör örgütleri,  PKK,DEAŞ,DHKPC hepsi birbirleri ile koordineli olarak ülkemizin en kalabalık yerlerinde bombalar patlatmaya başladılar.
 
İŞTE TAM BU ZAMANDA,
CUMHURBAŞKANIMIZ "TERÖRİSTLERİ DOĞDUĞU YERDE YOK ET"KONSEPTİNE GEÇİLDİĞİNİ İLAN ETTİ........
 
Askerimizin komuta kademesinde büyük temizlik yapıldığı bir ortamda, 
"Teröristi  doğduğu yerde yok et"konsepti gereği dirayetli bir kararla "FIRAT KALKANI" operasyonunun emri verildi.
 
Düşmanlar bayram yapıyorlardı,
DEAŞ'a karşı başarısız olmamızı ümitle beklediler.
Sudan bahanelerle mühimmat da vermediler.
 
Ancak TÜRK ORDUSU destan yazdı.
Yerli silah ve mühimmatla DEAŞ'A da ilk darbeyi vurduk ve yenildiğini bütün dünyaya gösterdik.
 
Cerablus ve El Bab her türlü teröristten temizlendi.
Enteresan şekilde yeni konseptin isabetli bir karar olduğuda,
bölgeden teröristler temizlendikce ülkemizde terörün azalması ile ortaya çıktı.
 
Ancak AFRİN'deki terör yuvasının faaliyetleri Amonoslardan ülkemize kolayca zarar verir durumda idi.
Yıllardır buralarda tünellerle bize saldırmaya hazırlandıklarınıda saklamıyorlardı.
Açıkdan açığa meydan okuyorlardı.
 
Devletimiz "ZEYTİNDALI OPERASYONU" başlattığında, 
 
AVRUPA ve ABD yetiştirdikleri terör örgütünün bizi hüsrana uğratacağını düşündü ve baştan ses çıkarmadılar.
 
Geliştirilmiş olan yerli ve milli silahlarımız ve mühimmatları ve Mehmetçiğimizin kahramanlığı hayallerini bitirdi,bu hal hepsini panikletti ve aman operasyonu durdurun dediler.
 
Baktılar PKK-YPK dedikleri kullanışlı teröristler ve silahları bizi durdurmaya yetmiyor,
 
Binlerce TIR'la istedikleri her silahı ve artırılacak terörist kadro içinde maaş vererek bize ders vermek istediler.
 
PKK-YPK'yi iyice şımarttılar ve sınır hattımız boyunca ülkemize saldırttılar.
 
Sabrımız tükendi.
Son geliştirilmiş yerli ve milli silahlarımızla yıldırım hızı ile "BARIŞ PINARI"harekatı yapıldı.
 
Ülkemizin batağa sapladığına inanan (güya dostumuz olan)ABD, durumun böyle olmadığını ve TÜRKİYE'nin hızla sınırı temizlediğini görünce, yıldırım hızı ile harekat bölgesinin sağını solunu bir gecede (güya asırlık düşmanı olan )RUSYA'YA teslim ediverdi.
 
Buraları teslim alan RUSYA ile yapılan müzakerede sınırımızdan 30 km lik hattan terör örgütleri çıkarılacak taahüdü aldık.
 
Bu taahütlerin tutulup tutulmadığı tartışılırken,
Birden Rejim güçleri İDLİP bölgesinde taaruza geçti ve halkı evlerinden,parklarından ederek kuzey sınırlarımıza sürmeye başladı.
 
Sınırlarımız Terör odaklarından temizlendikçe sınırlarımız içinde bombaların patlamasından kurtulduk çok şükür ama,
 
Şimdide sınırlarımıza milyonlarca insanı yığarak bizi çaresiz bırakmak istediler.
 
Oyun kurucular bu sefer hem terör örgütleri ile, 
hem de nizami ordusu olan bir güçle, 
yetmedi bölgemizin süper gücü olarak görülen RUSYA ile bizi kapıştırıp diz çöktürecekler ve oyun kuran değil eskisi gibi kurulan oyuna uyan hale getireceklerdi.
 
Çünkü Rejimin hava sahası onlara göre çok güçlü idi.
Uçakları ve hava radar sistemleri, tankları ve füzeleri çok idi .
 
İRAN kaynaklı milis kuvvetleri ile Rejim kuvvetleri artık yenilmezdi.
 
Aynı zamanda RUSYA ile de ipler kopacak ve ekonomik olarakta çökecek bir TÜRKİYE hayal ettiler.
 
Planları yapan üst akıl yine hayallere kapıldı.
 
Ama Türkiye eski Türkiye değildi.
Yerli ve milli savunma sistemleri artık bağımsızlığımızın teminatı olabilecek kadar güçlü idi.
 
27 ŞUBAT'ta 34 ŞEHİT verdiğimiz provakasyonla "BAHAR KALKANI" harekatı başladı.
 
Bütün dünya şaşkınlığa düştü,
 
Hesapta TÜRKİYE şoka uğrayacak.
 
SURİYE hava sahasının avantajı ile  oluk oluk kanımız akıtılacak,
Bizi sahada boğacak,
FIRAT KALKANI,ZEYTİN DALI ve BARIŞ PINARI harekatlarında ki kazanımlarımızıda kaybedecektik.
 
Ülkede ayaklanma çıkartılacak ve RECEP TAYYİP ERDOĞAN alaşağı edilecekti(sosyal medyada bunun hazırlığı görüldü).
 
Sonuçta hem Türkiye'ye ders verilecek hem de RECEP TAYYİP ERDOĞAN'dan kurtulunacaktı.
 
Yine hayaller yalan oldu, gerçekler ortaya saçıldı.
 
Yerli ve milli savunma sanayinin zirve yaptığı,
Rejimin uçakları,ihaları,hava savunma sistemleri,tankları,topları kuş gibi avlandı.
 
Yerli hava savunma sistemimiz, ihamız,sihamız,fırtına obüslerimiz,füzemiz ve mühimmatımız dostlarımıza güven ve sevinç verdi,düşmana ise korku salarak(caydırıcılık)işini başarı ile yaptı.
 
Çıkılmaz denen bataklıkdan bir hafta içinde isteğimizi alarak çıkmamıza vesile oldu.
 
Yıllardır sesimizi duymazdan gelen AVRUPA ÜLKELERİ şimdi bizi anlama,dinleme ve görüşme  yarışına girdiler.
 
Derdimiz ateş kesilsin,
Evlerinden kovulanlarda evlerine dönebilsin,
İDLİP'deki gözleme işimizin,güvenliği sağlamak olarak RUSYA'nında kabul etmesini sağlayarak güvenlikli bölge olduğu tescil edilsindi. 
 
İDLİP'de de artık, FIRAT KALKANI,ZEYTİN DALI ve BARIŞ PINARI bölgeleri gibi huzur ve güven sağlanmış ve sınırlarımızda güvenceye alınmış olacaktır.
 
Ancak üst akıl boş durmayacaktır yine elbet.
1000 yıldır bizi buralardan söküp atmak için hep kurgularla topyekün saldırdılar.
 
Bu milleti ayağa kaldıran liderine RECEP TAYYİP ERDOĞANA saldırarak bu milleti tekrar diz üstüne çökerteceklerini düşünenler, hatta bu saldırıyı içimizdeki devşirmeleri kullanarak  yapacaklar
 
Ama millet olarak bizlerde CUMHURBAŞKANIMIZI  bu üst akla yem etmeyeceğiz İNŞALLAH.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Rusya,, İran, ve, Suriye'ye, bir, haftada, nasıl, diz, çöktürdük, dersiniz?,
Yorumlar
Haber Yazılımı