Şişlihd porno Ataşehir escortKadıköy escortKartal escortPendik escortescort bayan İstanbul1xbetjasminbet
SON DAKİKA

esmer sex - hardcore seks - hizmetçi sex - sarhoş sikişleri -

İMZA GAZETESİ, 2 YAŞINDA…

Alaplı, Bartın, Çaycuma, Devrek, Ereğli, Gökçebey, Karabük, Kastamonu, Kilimli, Kozlu, Zonguldak

Günahlar ve cezaları

Bu haber 10 Mart 2019 - 0:53 'de eklendi ve 233 kez görüntülendi.

Allah’ın Habibi, Sevgililer sevgilisi Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem’in anlattığı Miraca devam edelim.
Peygamber Efendimiz ümmetinden günahkarların başlarına gelenleri çıplak gözüyle görüp, o anları şöyle anlattı..
Resulullah efendimiz, Mekke-i mükerremeden Sidre-tül-müntehâya kadar, Cebrail aleyhisselam ile birlikte gitti ve Sidrede şaşılacak çok şeyler gördü. Cennetteki nimetleri, Cehennemdeki azapları gördü. Hadîs-i şerifte;
(Mirac gecesi göğe götürülürken insanlar gördüm. Ateşten makaslarla dudaklarını kesiyorlardı. Bunların kim olduklarını Cebraile sordum. Ümmetinin bazı hatiplerinden, vaizlerinden kimselerdir, Bunlar; kendilerinin yapmadıklarını insanlara yapınız diyenlerdir dedi)
Başka bir cemaat daha gördüm.
Melekler onların başını taşla eziyordu. Sonra başları tekrar yerine geliyordu.
Sonra yine eziyorlardı..
“Bunlar kimlerdir?” diye sordum. Cebrail;
– Bunlar senin ümmetinden namazı terk edenlerdir. Bunlar namazlarını düzensiz ve tertipsiz kılanlardır.
Bu arada bir cemaat daha gördüm. Aç ve çıplak halde idiler. Çevrelerinde ateşten otlar bitmişti. Melekler onları hayvan güder gibi o ateşten otları yemeye zorluyorlardı.
“Ey Cebrail bunlar da kimdir?” Diye sordum. Cebrail;
– Bunlar ümmetinden mallarının zekatını vermeyenlerdir. Fakirlere, zaiflere, çaresizlere, yetimlere ve dul kadınlara yardım etmeyenlerdir.
Bir cemaat daha gördüm. Yanlarında nefisten daha nefis yemekler duruyordu. Sol taraflarında ise kokmuş, murdar olmuş etler duruyordu. Bunlar o nefis etler yerine kokmuş murdar etleri yiyorlardı.
Bunlar da kimlerdir?
– Ya Resullalah, bunlar yanındaki helalinden kadınlar dururken , haram olan zina ve benzeri günahları irtikâb edenlerdir.
Bundan sonra bazı adamlar gördüm. Odunu yığmışlardı. O odunları kaldırmak istiyorlar ama bir türlü kaldıramıyorlardı. Tekrar üzerine odun getirip koyuyorlardı. Kaldırmak istiyorlar ama güçleri yetmiyordu. Buna rağmen sürekli odunlarını arttırmaya çalışıyorlardı.
– Bunlar kimdir? Dedim. Cebrail;
– Bunlar senin ümmetinden olup da dünyaya düşkün olanlardır. Mallarını yiyip bitirmeye güçleri yetmezken, yine de kanaat etmeyip çok daha yığmaya çalışırlar.
Bundan sonra koca bir taş gördüm. Küçük bir deliği vardı. O delikten bir yılan çıktı, ve büyüdü. Döndü yine o deliğe girmeye çalıştı.O deliğe sığmayınca da taşın çevresinde şaşkın bir halde dönmeye başladı.
“Ya Cebrail bu nedir” dedim. Cebrail;
– O taş ümmetinin gövdelerinin misalidir. O küçük delik ise ağızlarıdır. O yılan ise; Yalan, gıybet, küfür, fuhuş ve haram olarak söyledikleri kelamlardır. O kelamlar ağızlarından çıktıktan sonra bir daha yutmak mümkün olmaz. Bu kelamları yüzünden ahirette hesaba çekilip azarlanırlar. Hatta o kelamlardan dolayı hem dünyada hem de ahirette ceza görür.
Ümmetine söyle; ağızlarını, kötü söz, haram ve dil afeti sözlerden korusunlar. Böyle etsinler ki selamet bulalar.
Buradan sonra bir adam gördüm, Kuyudan su çekiyordu. Zahmetle çektiği kovasını kuyunun ağzına getirdiği vakit, kovasında hiç su olmuyordu. Eline zahmetten başka bir şey geçmiyordu.
Bu adamın durumunu sordum
– Bunlar amellerini Allah için halis etmeyip riyakarlık yapan kimselerdir. Dünyada zahmet çekip amel işlerler ama amelleri riyadır. Ahirette bu riya amellerinden kendisine bir pay yoktur.
Bundan sonra bir kavim daha gördüm. Çok yükleri vardı ama taşımaya takatleri yoktu, o halde bile, “Üzerimize yük vurun” diyorlardı.
Bunlar da kimlerdir? Diye sordum.
-Bunlar emanete hiyanet edenlerdir. Boyunlarında bu kadar yük varken hala halktan zulüm yolla mal talep ederler.
Başka bir kavim gördüm. Dilleri ve dudakları uzayıp sarkmıştı. Onların uzayıp sarkan dilleri ve dudaklarını melekler ateşten makaslarla kesiyorlardı. Kesildikçe uzuyor, onlar tekrar kesiyorlardı.
Bunlar kimlerdir?
– Bunlar ümmetin içerisinden çıkıp insanları; beylere, padişahlara ve başlarına gammazlayan kimselerdir.
Bir cemaat daha gördüm. Melekler bunların etlerini kestirip kendine yediriyordu. Her seferinde de, ‘Yiyin’ diye emrediyorlardı. İğrendikçe tekrar yediriyorlardı. Yemek istemedikçe dövüp zorla yediriyorlardı.
Bunlar kimdir diye sordum.
– Bunlar ümmetinin içerisinde gıybet eden kimselerdir.
Bundan sonra bir kavim gördüm. Yüzleri siyah, gözleri mavi idi. Alt dudakları ayaklarına
inmişti, üst dudakları da alınlarına bitişmişti. Ağızlarından kan ve irin akıyordu. Bir ellerinde ateşten şişe, bir ellerinde de ateşten kadeh vardı …
Ağızlarından akan kan ve irin şişe içine girip kaynıyordu.
Meleklerde onları, ‘İçin’ diye zorluyordu .
Kadehleri doldurup içmek istedikleri zaman onun kaynar şiddetinden murdar kokusundan dayanamayıp hımar (eşşek) gibi bağırıyorlardı. O melekler ise onları dövüyor zorluyor ve içiriyorlardı .
-Bunlar kimlerdir diye sordum Cebrail şöyle anlattı.
-Bunlar şarap içenlerdir.
Bunlardan başka bir kavim daha gördüm; dilleri enselerinden çıkmış suretleri domuz suretini almıştı. Altlarından ve üstlerinden onları azap sarmıştı.
-Bunlar kimlerdir? diye sordum
Cebrail şöyle anlattı;
– Bunlar ümmetinden yalan yere şahitlik edenlerdir. Hakkı iptal edip kullarına zulmedenlerdir
-Bunlardan başka bir güruh gördüm. Karınları şişip aşağı sarkmıştı. Ellerine ve ayaklarına
köstek vurmuşlardı. Ayağa kalkmak istedikleri zaman karınlarının büyüklüğünden kalkamıyor yere yıkılıyorlardı.
Bunlar kimlerdir ? Diye sordum ; Cebrail şöyle anlattı :
– Bunlar Birbiriyle faiz alıp verenler ve insanların mallarını zulüm yollu yiyenlerdir.
Bundan sonra bir kısım insanlara rastladım . Bunların yüzleri kara olmuş. vücutlarına
ateşten elbiseler giydirmişlerdir. Ateşten topuzlarla melekler onlara vuruyorlardı, köpekler gibi de uluyorlardı.
Bunların kimler olduğunu sordum Cebrail şöyle anlattı .
– Bunlar öyle kadınlar ki, zina eder ve kocalarına eza ve cefa ederler.
Bunlardan başka bir takım kimseleri gördüm ki bunları ateşten bıçaklarla
boğazlıyorlardı. Tekrar diriliyorlar, tekrar boğazlıyorlardı. Daima böyle bir azap ediliyorlardı.
Bunlar kimlerdir? Diye sordum ; Cebrail şöyle anlattı:
– Bunlar, ümmetinden haksız yere adam öldürenlerdir.
Bunlardan başka bir zümre daha gördüm ki; havada asılı duruyorlardı. Kulaklarından burunlarından ve ağızlarından ateşler çıkıyordu.
Her birine şiddetli iki melek verilmişti.
Her meleğin elinde yetmiş budaklı ateşten sopa vardı.
Bu sopa ile daima ve hiç durmadan o taifeye azap ediyorlardı..
Şu manalı tesbihi okuyorlardı;
– Kadir muktedir Subhandır.
– Düşmanlarından intikam alan Subhandır.
– Yüce Sultan Subhandır.
Bunlar kimlerdir ? Diye sordum , Cebrail şöyle anlattı :
– Bunlar dilleri ile iman izhar edip kalpleri küfür ve nifak dolu olan münafıklardır .
Bundan sonra bir bölük kavme rastladım. Gördüm ki bu taife ateşten bir vadide hapis olmuşlar. Ateş bunları yakıyor ama tekrar tazeleniyorlar; yani vücutları yerine geliyor yine ateş yakıyor böylece azap olunuyorlardı.
Bunlar kimlerdir ? diye sordum Cebrail şöyle anlattı :
– Bunlar analarına babalarına itaat ve tazim etmeyip asi ve karşı gelen kimselerdir.
Bundan sonra bir bölük kavme daha rastladım Bunlar göğüsleri üzerine ateşten tabaklar koymuşlar; meleklerde onlara sopalarla vurup azap ediyorlar.
Bunlar kimlerdir ? Diye sordum Cebrail şöyle anlattı :
– Bunlar ümmetinden saz çalıp halka name söyleyip mütriplik edenlerdir.
Günahkar ümmetine verilen ceza Peygamber Efendimizi çok mahsunlaştırdı. Orada Ümmeti için Hak teala’ya yalvardı.
O niyaz sırasında Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimize şefaat izni vereceğini belirterek bunu şöyle haber verdi;
-Gönlünü hoş tut, Seni muradına eriştirdim. Kıyamette Sana bir makam vereceğim. . Senin ümmetlerini sair ümmetlerin üzerine seçtim: Senide onlara şefaatci kıldım …

** ** ** ** ** ***
Ya Rabbi..
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’e vereceğini vaad ettiğin makam, MAKAM-I MAHMUD’dur ki o ŞEFAAT MAKAMIDIR.
Bu makamdandır ki; Evvelin ve Ahirin Resûlü Sevgili Peygamberimiz Efendimiz’in kıymetli ve mübarek adlarından birisi de MAHMUD’dur..
Ya Rabbi…
Bu mübarek MAHMUD ismi ve bu mübarek MAKAM-I MAHMUD makamı hürmetine; bilerek bilmeyerek ve küçük büyük bütün günah ve kabahatlerimizden TÖVBE ettik.
Tövbemizi kabul eyle…
MAHMUD Habibinin hürmetine; LEVH-İ MAHFUZ’a düşmüş günahlarımızı da bağışla.
Ya Rabbi..
Bizi, ailemizi ve sevdiklerimizi Habibi’ne ÜMMET kıl.
Bizleri hayal aleminden gerçek aleme ÜMMET-İ MUHAMMED olarak al.
Ya Rabbi ..
Miraç’da VAAD ettiğin gibi bizi Peygamber Efendimizin ŞEFAATİ ile ŞEREFLENDİR.
Büyüklerimize talebe olarak kabul buyurup, sevindir ve Cennetinle ŞEREFYAB eyle.
AMİN İNŞALLAH..

METİN ÖZER

http://www.habervitrini.com/medya/gunahlar-ve-cezalari-963640

Konuk Yazar
Konuk Yazarinfo@imzagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
escort istanbul sikiş izleevden eve taşımacılık