Bonus Veren Sitelerdeneme bonusu
SON DAKİKA

THY UÇUŞ SAATİ VE GÜNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ…

Bartın, Çaycuma, Karabük, Kilimli, Kozlu, Zonguldak

Ak Parti’de sular ısınıyor! Kimler kalıcı, kimler gidici?

Alaplı, Çaycuma, Devrek, Ereğli, Gökçebey, Kilimli, Kozlu, Zonguldak

DİYANETTE REFORMCULAR, FETÖCÜLER Mİ? PARAGÖZ BİR GÜRUH MU?

Bu haber 16 Eylül 2019 - 9:26 'de eklendi ve 94 kez görüntülendi.

Son günlerde bir çok insanımız sükutu hayale uğradıklarını ve dinimize,ibadetlerimize 1940’ları aratmayan hatta daha ileri sayılabilecek saldırıların yapıldığını,
Maalesef bu saldırılarda da bugünlerde başı, cami hocalarının ve bu hocalara izin veren bazı müftülerin çektiğini söyleyerek anlatmaya başlıyorlar.

1940’larda dini tahrip etmek o günkü hükümetlerin en önemli vazifesiymiş gibi görünüyordu.

Halkımızın nefretine sebeb olan o tahribatı 1950’lerde iktidara gelen Merhum Menderes hükümeti durdurdu.

Ezanın Türkçe okutulması gibi tahribatları hemen düzeltmeye başladı.

O günden itibarende dinimizi bozmaya yönelik bidat olan uygulamalar ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Daha sonra 12 Eylül ve 28 Şubat süreçleri ile de tekrar dinimizin kurallarına uymak zorlaştırıldı, bidatler yaygınlaştırıldı.
Bu bidatlerin her yere yayılmasında başrol oynayan FETÖ TERÖR örgütünün, Diyanete ve devletin diğer birimlerine çöreklenen mensupları baş roldeydi.
Türkçe olimpiyatlarında baş gösteren ilahilere müzik karıştırmaları diyanetde oldukça faal olan FETÖ mensupları ile yayıldı.
Diyanet bünyesinden FETÖ cilerin temizlenme gayretleri temizliği bitirdimi derseniz çok şüpheli gibi, çünkü eskiden camilerimizde ilahilerle ve kur’an-ı Kerim kıraati ile yapılan nişan, düğün merasimleri günümüzde orkestralarla adı Mevlüt’lü olan düğünlere dönüştü.
Yine camilere sıra ve sandalyeleri yığarak kiliselere dönüştürme hamlesi şimdilerde diyanet işlerinin israrla kaldırmak istemesine rağmen israrla devam ettiriliyor,
Bu durumda aklımıza geliyorki,
sanki kripto hocalar ve müftüler dolayısı ile bir türlü bu bidat’lardan kurtulmak başarılı olamıyor.

2002 de iktidar olan Sayın CUMHURBAŞKANIMIZ ile beraber tekrar dini hassasiyetlerimize değer verme dönemi başladı ve her yıl zararlı bir uygulama daha ortadan kalktı çok şükür.

İşte bu genel çerçevenin içinde bazı paraya tapmışlar mı diyelim,

Diyanette çöreklenmiş ama hala aktif olan kripto FETÖ mensubu çalışanlar(hocalar-müftüler) mı diyelim,

Özellikle 1940’ları aratmayacak nitelikte, dini değerlere düşman olanların sinsiliği ile yaptıkları mı diyelim,

Ya da nefsinin kurbanı olmuş.
Hep benim düşünceme göre, bence diye ahkam kesen, ama gafil, ama hain olan ve din adamıyım diye gezinen,
din adına konuşarak kendini toplumda etkili hale getirmek isteyenlerden mi bilemeyiz ama,

Özellikle son yıllarda hocalarımıza camilerde Kur’an Kursu açarak, vaaz vererek,
yeni nesile dinimizi öğretsin diye öğüt veren,
her cami hocası camisinde vaaz verebilecek şekilde ilmini artırsın kendini yetiştirsin ve camilerde sohbet yapsın diyen cumhurbaşkanımıza rağmen,

Öğrenci yetiştirme ve ilimde kendini yetiştirme yerine para peşine düşüp, düğünlerde orkestrada solistlik yapan cami hocaları ve bunlara göz yuman müftülerde halkımızın nefretine sebeb oluyor maalesef .

Bir tarafdan çocuklarımızı, halkımızı camilere alıştırmalıyız diyor cumhurbaşkanımız, diyanet işleri başkanımız,
Diğer tarafdan bazı müftülerimiz ve cami hocalarımız ile çocuklarımızı ve halkımızı camiden uzaklaştırıyoruz.

Nasıl mı ?
Çok eskilerde düğünler davul, zurna ve köçek dediğimiz çalgılarla yapılırken,

Müftülerimiz, hocalarımız bu düğünlerin dinimizin emirlerine uymadığını, böyle törenlerin camilerde kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahilerle mevlit törenleri şeklinde yapılması gerektiğini anlatırdı.

Çalgı ile yapılan düğünlerde,
düğün sahibi ile bu düğüne katılanların büyük günaha girdiklerini anlatırlardı ve insanlarımızı çalgısız düğünlere teşvik ederlerdi.

Daha sonraları ise düğün salonlarında ve orkestra ile yapılan düğünler dönemi başladı.

Hocalarımız bu durumu daha sert ifadelerle tenkit ettiler ve dinimizin emri üzere düğün için camilerde kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahili ve ikramlı mevlütler olanının uygun olacağını anlatırlardı.

Şimdi ise maalesef bazı hocalar ve buna rıza gösteren bazı müftüler,
Kripto FETÖCÜ olduklarındanmıdır,
para peşine düştüklerindenmidir,
Orkestralar kuruldu.
Hocalar solist oldu.
Camilerdeki düğünler salonlara taşınmaya başlandı.
Durum çok feci
Geçmişte FETÖ terör örgütünün açtığı yol olan orkestra ile ilahiler söyleyerek düğün yapma dönemi başlatıldı.

Çocuklar günün modası olan kıvrak müzikle okunan güya (ilahilerle )sözlerle dans ederken,

Birde bunu dini tören olarak sunuyorlar.

Bize bugüne kadar hocalarımız hep kürsüden harama helal diyen dinden çıkar demişlerdi.

Bize Kur’an-ı Kerim tilaveti iile düğünümüz,nişanımız var diye davetiye dağıtan insanımız,

aman dini değerlerime uysun diye titizleniyor.
Müftü davete icap etmiş.
Şimdi sohbet olacak diye beklerken,
Namaz kıldırması için,
devletimizde hatırı sayılır maaş alan cami hocalarımızdan bazı isimlerin,
Orkestranın önüne geçerek salonu çoşturmaya çalıştığına şahit oluyoruz.

Orkestra bir ara erik dalını bile çalıyor.
Çocuklarımız ve torunlarımız çoşmuşlar pistte ter atıyorlar.
Kıvrak müzikle icra edilen ilahilerde dans etmiyor çalışıyorlar.
Namaz vakitleri girmiş,
dini değerlere uygun tören için gelmiş olan vatandaşlar namaz telaşına düşmüş mescit bakınıyorlar.
Şimdi tabii ki istisnada olsa bu hocalar, müftüler,
diyanet işleri başkanlığınca sürekli yayınlanan,camilerin kiliselere dönmemesi için sıra, oturak konmaması ve namazın oturarak kılınmamasının anlatılmasını niye dert edinsinler.
Hatta korkarım ki sıra ve oturak iyice kilise gibi camilere yerleşsin ki orkestralarını camilere koymaları kolay olsun ve cami ile kilise arasındaki farkta kalksın.
Ha bu FETÖ nün dinler arası diyaloğunada uyuyor ya acaba uyuyan kripto hücreler vazifelerini mi yapıyor.
Şimdi bize düşen böyle camileri ve hocaları müftülüklere bildirmek.
Müftülükler hassas davranmazsa, vazife olarak görmezse,
valiliklere ve diyanet işleri başkanlığına bu gördüğümüzü aktarmalıyız.
Yine de bir netice alamıyorsak,
çok şükür ülkemizde cumhurbaşkanlığı bünyesinde CİMER var.
Lütfen dinimizi kökten yıkmaya yönelik bu FETÖ projesine karşı hassasiyetimizi hep beraber gösterelim.
Camilerinde ilim talebesi ve cemaatini sohbetle yetiştirme vazifesinde olan hocaların yerine,
Kripto FETÖ cü olabilecek bu isimleri veya
gözünü para hırsı bürümüş ve bu uğurda dinimizin değerlerine ters düşmüş bu isimleri,
müftülüklere, olmadı diyanet işleri başkanlığına,
olmadı CİMER e kadar bildirelim,

Dinimizin tahrip edilmesine engel olanlardan olalım.

Sessiz kalarak,
vurdum duymazlardan olarak,
dinimizi tahrip edenlerin vebaline ortak olmayalım.

Abdullah Demir
Abdullah Demirabdullahdemir@imzagazetesi.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mersin escortmersin escortmersin escortmersin escorterotik film izleerotik filmmalatya escortmalatya escortmalatya escortmalatya escort
Mehmet durmuş16 Eylül 2019 / 09:56Cevapla

Endülüs emevi devleti yıkılmasaydı islam dini ibni hazım ve ibni rüşüd dini olurdu yazıyor ilmihalde bu hükümetin fetva emin H.Karaman olursa gerisini düşünmeye gerek yok iş oraya gidiyor

test evden eve taşımacılık