a

BURASI TÜRKİYE DEĞİL, ZONGULDAK!

Türkiye'nin bir çok kentinde belki de hepsinde siyasetçilerin sayesinde hizmet gelirken Zonguldak'ta siyasetçilere rağmen hizmet geliyor!

BURASI TÜRKİYE DEĞİL, ZONGULDAK!

Oğlumla arabada giderken mevzu geçti;

Kozlu Kaymakamlığının yanındaki pazarlık alana bir proje düşünüldüğünü ve niye yapılmadığını sordu… 

Ben kem küm derken oğlum, “Kaymakamlığın manzarası kapacak diye yapılmıyordur” göndermesinde bulundu…

Benim, “Yok artık! O kadarı da olmaz” diye düşünüp, “Burası Türkiye” diyerek “Acaba” sorusu kafamda oluşması üzerine de köprülü kavşak olayına atıfta bulunup “Burası Türkiye değil Zonguldak” atfında bulunarak çarpık olayların film gibi gözümün önünden geçmesine vesile oldu…

Öyle ya;

Türkiye’de olmayacak işleri gördük, görüyoruz…

Türkiye’nin hangi kentinde iktidarı, muhalefetiyle 40 bin imza toplanan bir yatırım aylarca zamanın il başkanı ve milletvekilleri tarafından sallanır? 

Milletvekillerine rağmen müsteşara ulaşılarak hizmetin yapılması sağlanır?

Zonguldak Havaalanının uzaması ve genişlemesi ile THY’nın uçuşlara başlaması destekleneceğine engellenmeye çalışılır… Uçuşlar başlayınca ve pist uzayıp genişleyince düzenlenen törene ise engellemeye çalışanlar, inanmayıp uğraşanların gardını düşürenler en önde kurdele keser…

Hükümetin büyük hizmet olarak sanayiciye ve vatandaşa sunduğu doğalgazı, şirket hizmet olarak getireceği yerde resmen avanta ister… Hem de yüzlerce kişi çalışacağını taahhüt eden fabrikalardan ve hatta devletin üniversitesinden…

Türkiye’nin hemen hemen her ilinde yatırımcının önü açılmak için uğraşılırken Zonguldak’ta yatırımcıya adeta kan kusturulur, önü kesilir, zorluk çıkartılır…

Özetle;

Türkiye’nin bir çok kentinde belki de hepsinde siyasetçilerin sayesinde hizmet gelirken Zonguldak’ta siyasetçilere rağmen hizmet geliyor!

Zonguldak, Türkiye’nin bir kentiyse niye Türkiye’nin tersine işler yapılır?

Anlayabilen beri gelsin!

 

 

***

 

AHLAKA İHTİYAÇ VAR!

Son zamanlarda özellikle Prof. Dr. Aziz Sancar’ın sözlerine takıldım…

Boş insan olmadığını dünyaya gösterdi de Türkiye’ye gösteremedi!

Söyledikleri sözlerin yarısını uygulasak zaten bir çok sorunumuz da kalmayabilirdi…

Sözlerini anlasak demiyorum, dikkatinizi çekerim….

Emin olun bir çoğumuz benden de iyi anlıyordur da kendimizi anlayıp uygulama zahmetine sokmuyoruz!

Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar’ın “Müşteriyi kazıklamanın ‘Ticari zeka’, halkı sürekli kandırmanın ‘Siyasi zeka’, ambulans arkasına takılmanın ‘Pratik zeka’, şike yaparak kazanmanın ‘Sportif zeka’, niyeti suistimal etmenin ‘Kıvrak zeka’ olarak algılandığı bir ülkenin zekaya değil, ahlaka ihtiyacı vardır.” sözünün üzerine değil de yanına bir çok söz söylenir…

Bel altı ve tehdit yapanın gerçek gazeteci, objektif ve dürüstçe gazetecilik yapanın gazeteci görülmediği 

“Bel altı yazmanın, tehdit, şantaj etmenin ‘Gazetecilik’, böylelerini savunmanın ‘Siyasetçi-devlet adamı’ olarak görüldüğü ortamda gerçekten ahlaka ihtiyaç var…

Hem de çok…

Zekanın ahlaksızlık için kullanıldığı ve bunun da övünüldüğü ortamda ahlakın önemi giderek artıyor…

Umarız ki zekasını ahlaksızlık için kullanılmasının sonuçları er geç görülür ve yanlışlardan dönülür…

Bu toplumsal bir sorundur ve kötüye gidişin önüne geçilir…

 

***

ACI DERSLER!

Her afetten sonra zamanında yapılan yanlışlıkları tekrar yapmamak için ‘Ders olsun’ deriz!

Aynı 1999 depreminde olduğu gibi…

Aynı 1983 Zonguldak selinde olduğu gibi…

Yaşanan yangınlarda olduğu gibi…

Ve yine önümüzdeki senelerde olacağı gibi!

Zira ders almıyoruz!

Ders alsak da dersimiz acı ama kısa sürüyor…

Yüzlerce, binlerce kişi ölüp acılar yaşamamıza rağmen bir araştırmaya göre en fazla 23 günde utuyoruz…

Sel, deprem gibi doğal afetleri engellemeyiz elbette ancak can kaybı ve maddi zararları en aza indirmek sebeplere yapışmakla olacaktır…

Dere yatağına ve heyelan bölgesine ev yapmamak!

Tomrukların sel olabilecek güzergahlarda depolanmaması!

Köprülerin düz değil de kemerli taş köprü şeklinde yapılması!

Bu son olsun temennilerinden öte ders çıkarmanın vakti geldi…

Hem devleti yönetenlerin hem de vatandaşların “Acı dersi” iyi çalışmalı ve yaralar kapanmadan kafalara kazınmalı…

Yoksa “Acı dersler” acılarla devam eder…

Tarih buna şahit…

 

***

HAFTANIN SÖZÜ:

 “Şimdi kadim Türkistan’a kudret eli uzanıyor; işitin Oğuzlar, Kızıl Elma Afganistan’da!..” 

CÜNEYT AKÇATEPE

 

***

SÖZÜN ÖZÜ:

“Müşteriyi kazıklamanın ‘Ticari zeka’, halkı sürekli kandırmanın ‘Siyasi zeka’, ambulans arkasına takılmanın ‘Pratik zeka’, şike yaparak kazanmanın ‘Sportif zeka’, niyeti suistimal etmenin ‘Kıvrak zeka’ olarak algılandığı bir ülkenin zekaya değil, ahlaka ihtiyacı vardır.”

Prof. Dr. Aziz Sancar

0 0 0 0 0 0
reklam
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AYAKLARI ÜSTÜNDE DURMAK MI, DİZ ÇÖKMEK Mİ ?

reklam
reklam

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
reklam
reklam
r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.