a

BİZİM KUŞAK YİNE ZOR BİR TARİH YAŞIYOR…

Bizim kuşak, yani 1950 den sonrası, bu gün 70 yaşına dayanmış bir kuşak. Bu 70 sene içerisinde çocukluğumuz yokluk, sonrası iç siyasi çatışmalar ve tartışmaların getirdiği çalkantılar içinde hayat mücadelesi ve zor günler ile geçti. Şimdi de, tüm dünyayı saran bir illet, Covit 19 dönemini yaşıyoruz.

 

Bizim kuşak, yani 1950 den sonrası, bu gün 70 yaşına dayanmış bir kuşak. Bu 70 sene içerisinde çocukluğumuz yokluk, sonrası iç siyasi çatışmalar ve tartışmaların getirdiği çalkantılar içinde hayat mücadelesi ve zor günler ile geçti. Şimdi de, tüm dünyayı saran bir illet, Covit 19 dönemini yaşıyoruz.

1950’de iktidara gelen Demokrat Parti dönemi çocukluğumuzun  ilk yılları olarak geçti. O zamanlar pek anlayamadığımız 1960 ihtilali ve idamları büyüklerimizle birlikte sadece radyolardan dinledik.1950 yılına kadar iktidarı devam eden Milli şef İnönü ve CHP’nin tek parti iktidarının inanlara yaptığı baskı ve zulümleri yine o yaşlarda büyüklerimizden öğrendik. Sonra o zulüm dönemlerinin kalıntılarının bazılarını ilkokulda yaşamaya başladık. Mesela İlk okul öğretmenimiz, bana -Ahmet sen Arap mısın, diye sorardı. Hayır öğretmenim dediğimde -o zaman ismin niye  Ahmet, der, bende Peygamberimizin ismi öğretmenim dediğimde, Peygamberde Arap’tı deyip, o çocuk beyinlerimizde fırtınalar estirirdi. Hele 10 Kasımlarda okul yemekhanesinde hadi ağlayın bakalım dediklerinde ağlayamayanların kafasına sopa ile vurmalarını hiç unutmuyorum. 1968 senesinde üniversitelerde öğrenci olayları başlamıştı, 1969 da bizde Türkeş in Komandoları sınıfına ilk adımımızı atıyorduk.  Ardından 1971 muhtırası geldi ve yine idamlar. Sonrasında seçimler, koalisyonlar, 1974 Kıbrıs harbi, yine koalisyonlar, iç çatışmalar, boykotlar, binlerce ölüm. Filmlere konu olan yokluk dönemleri, kuyruklar 12 Eylül 1980 ihtilaline kadar devam etti. İhtilal ve dönemi bizim kuşağın hafızalarında en çok yer eden bir dönemdir. Binlerce genç zindanlarda, işkencelerde ve bir ondan ,bir ondan astık diye konuşan, habis zihniyetin yaptığı idamlar.

1983 seçimlerinde tek başına iktidar olan Anavatan Partisi ile Türkiye de yeni bir tarihi dönem daha başlamıştı. Merhum Turgut Özal, yıllar önce yaptığı çalışmaları, sosyal, ekonomik ve siyasal bir dönüşüm olarak hayata geçirmiş, Türk insanı Dünya ve teknoloji ile tanışmıştı. Her alanda büyük atılımlar ve reformlar yapılarak yeni iş sahaları ile insanlar iş bulup cepleri para görmeye başlamıştı. Bu dönemde çok uzun sürmedi. Mevcut parlamenter sistemin getirdiği olgularla seçimler sonrası yine koalisyon dönemleri başladı, Türkiye enflasyonun en yüksek dönemlerini yaşadı, memleket, batan bankaları, askeri muhtıraları gördü.

2001 de kurulan Ak Partinin 2002 senesin de tek başına iktidar oldu. Millet koalisyonlardan ve istikrarsızlıklardan bıkmıştı. O günden bu güne Milletin verdiği destek ile Ak Partinin 19 yıllık istikrarlı bir dönemini yaşadık. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılanların ve yapılamayanların toplamından daha fazlasının her alanda yapıldığı bu dönemde gördük. Her türlü fiziki alt yapı, teknoloji, finans, vb. alanlarda yapılanları burada anlatmak sayfalar alır kitap olur.33 seneden sonra enflasyon ilk defa tek rakamlı hanelere düşmüştü.

Bütün yapılan iyi işlerin yanında, Türkiye olarak 15 Temmuz 2016 da tarihimizin en büyük ihanetini gördük. T B M M’nin havadan bombalanmasını, yüzlerce polisimiz ve sivilimizin şehit edilmesini, binlerce insanımızın yaralanmasını televizyonlardan canlı olarak izledik.

Buraya kadar bizim kuşağın, Türkiye coğrafyasında yaşadığı tarihi dönemleri, özetin özeti olarak anlatmaya çalıştım.

Şimdi ise bizim kuşak 2020’nin başından bu yana,8 milyar insanın etkilendiği, milyonlarca insanın gözler önünde öldüğü, devletlerin ekonomilerinin sarsıldığı, adına pandemi denilen kara bir dönemi yaşıyor. Birçoğumuz virüs sebebiyle yakınlarını kaybetti. Birçoğumuz arkadaşlarımızı ve yakinen tanıdığımız dostlarımızı kaybettik.

Virüsün etkisi hala devem ediyor. 1980 ihtilalinden sonra ilk defa bu kadar uzun 17 günlük genel sokağa çıkma yasağı ile karşılaştık. İş yerleri kapandı, milyonlarca  esnaf ve iş yeri zor durumda. Devlet yine elinden gelen desteği vermeye çalışıyor ama nereye kadar. Bundan sonra neler olur, nelerle karşılaşırız, ömrümüz ne kadar orası bilmiyoruz. Duamız odur ki, Rabbim kalan ömrümüzü, geçen ömrümüzden hayırlı eylesin, bizlere kara günler göstermesin inşallah.

 

 

 

reklam
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Dün-Bugün-Yarın”

reklam
reklam

HIZLI YORUM YAP

reklam
reklam
r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.